İstanbul Havalimanı dış hatlar gidiş terminalinde buluşma. Bilet, bagaj ve gümrük işlemlerinin ardından Türk Havayolları’nın tarifeli seferi ile Tahran’a hareket. Varışımızın ardından rehberimiz ve aracımız ile buluşma. Yaklaşık 1 saatlik yolculuğun ardından Tahran şehir merkezine varış. Tahran ismi Farsça ’da “Sıcak Yer” anlamına gelmektedir. Şehrin kuruluşu Neolitik çağlara kadar gitmektedir. Elbruz Dağı’nın eteklerinde bulunan geniş bir araziye yayılmış bu şehir, diğer İran şehirlerindeki geleneksel yapıya uyarak iki veya en fazla üç katlı tuğla binalardan oluşmuştur. Tahran'da yapacağımız şehir turumuzda; Azadi Meydanı, Burç el Milad ve Tahran’ın geniş caddelerini gördükten sonra akşam yemeği ve konaklama.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından panoramik olarak yapılacak Tahran şehir turumuza devam ediyoruz. Şehir turumuzda İran’ın tarihi hakkında bilgiler alacağımız Kaçar Hanedanı’nın Avrupa mimarisinden etkilenerek yaptırdığı Golestan Sarayı göreceğimiz yerler arasında. Tahran’da bulunan Şah Camii ve Tecriş çarşısı gezilerimizi gerçekleştiriyoruz. Ardından İmamzade Salih türbe ziyaretimiz sonrası muhteşem doğası ve şelaleleri ile insanı büyüleyen Darbend’de çay molası veriyoruz. Tahran gezilerimizi tamamladıktan sonra, İran'ın dini merkezi olarak kabul edilen Medreseleriyle ünlü KUM şehrine hareket. Kum’da Hz. Masume Camii ve kabrinin ziyaret edilmesinin ardından Selçukluların başkenti Rey şehrine hareket, (32km) Selçuklu hükümdarı Tuğrul bey türbesi ziyaret edilerek turumuzu tamamlıyoruz. Yol üstünde köklü bir geçmişe sahip olan ve eskiden büyük önem taşıyan kervan yolu üzerinde yer alan Kaşhan’ı keşfetmeye çıkıyoruz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, her yanı su kanalları ile çevrilmiş olan bahçe içinde Amir Kabir’in öldürüldüğü hamam da bulunan Fin Bahçeleri, önemli arkeolojik sitelerinden biri olan Sialk Tepesi, Kashan’ın önemli ailelerinden biri olan Borjedi Ailesi’ne ait Boroujerdi Evi görülecek yerler arasındadır. Gezi sonrası sonra otele hareket. Akşam yemeği ve konaklama.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Isfahan’a hareket. Varışımıza müteakip Dünyanın yarısı denilen İsfahan’ı keşfetmeye başlıyoruz. İsfahan Müslümanlar tarafından 640 yılında fethedilmiştir. Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey’in başkent yaptığı ve torunu Melik Şah’ın geliştirdiği bu şehrin tarihi köprüleri panoramik olarak görülecektir. Panoramik olarak yapılacak şehir turumuzda; Nakşı Cihan Meydanı, Şeyh Lütfullah Camii, Ali Gapu Sarayı, Kapalı Çarşı, Kırk Sütun Sarayı görülecek yerler arasındadır. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan meydan için dünyanın en büyük meydanlarından biri olduğu söylenmektedir. Eski adı Meydan-ı Şah’dır. Isfahan’da görülecek birçok yere gitmek için bu meydandan geçilir. Meydanın çevresini oluşturan binada kapalı çarşı bulunur. Ali Gapu sarayı 6 katlı yapısıyla meydana hakim durumdadır. Ali Gapu Sarayı’nın arkasında büyük bir park ve bir yapı bulunmaktadır. Bu yapının 20 tane sütunu ve önündeki havuzda yansıyan 20 sütun görüntüsü vardır. Böylece toplamda 40 sütun görüntüsü oluştuğu için buraya Kırk Sütun Sarayı ismi verilmiştir. Ancak bu havuzun artık boş olmasından sebep bu görüntüyü günümüzde görememekteyiz. Şehir turu sonrası akşam yemeği ve konaklama.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Yezd’e hareket. Yaklaşık 4 saatlik yolculuk sonrası çöle uzanan patikaları, rüzgar kuleleri ve sürreal mimarisiyle UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alan 5.000 yıllık Yezd şehrine varıyoruz. Sırasıyla Mescid-i Cuma, Amir Chakhmaq Cami Kompleksi, şehir merkezi ve Zerdüştlük dinine inananlar için çok önemli bir inanç merkezi olan ve İ.Ö. 470 yılından beri yandığına inanılan ateşiyle Ateşkedah tapınağı gezi programımızda görülecek yerler arasında bulunuyor. Ardından Zerdüştler için bir diğer çok önemli kutsal mekan Ölüler şehri (Nekropolis) Sessizlik Kulelerini geziyoruz. Gezi sonrası akşam yemeği ve konaklama.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından yaklaşık 4 saatlik bir yolculuk sonrası yİran’ın eğlence başkenti Şiraz’a yol üzerinde bulunan ve UNESCO Dünya Mirasları Listesinde yer alan, antik kent Persepolis ve (Naghsh-ı Rostam) Nakş-ı Rüstem’e uğruyoruz. İlk olarak MÖ 6.yy sonlarına doğru Pers Kralı 1. Darius tarafından kurulmuştur. Uzun bir süre boyunca Pers İmparatorluğuna başkentlik yapmıştır. Darius’dan sonra gelen Xerkes ve Artaxerkes, Persepolis’i genişleterek günümüze çok sayıda anıt bırakmışlardır. Nakş-ı Rüstem, (Kaya Mezarlar) İran'ın Fars eyâletinde bulunan Persepolis'ten 12 km kuzeybatıda bulunan bir arkeolojik sitedir. Fars mitolojisi kahramanı Rüstem'i tasvir ettiği düşünülen, anıt mezarların altlarındaki Sasani oymaları sebebiyle Nakş-ı Rüstem "Rüstem'in Resmi" denilmiştir. Nakş-ı Rüstem'de, Akameniş krallarına ait yedi adet mezar vardır. Üzerindeki yazılar açık şekilde bir tanesinin I. Darius'a ait olduğunu belirtir. I. Darius'un yanında, üç tanesinin, I. Xerses, I. Artaxerses ve II. Darius'a ait olduğuna inanılır. Persepolis'in arkasında tamamlanmış şekilde bulunan iki mezar da büyük ihtimalle II. Artaxerses'e ve III. Artaxerses'e aittir. Bitmemiş bulunan bir tanesi, en uzun iki sene hükümdarlık yapan Arses'e, ama daha kuvvetli bir ihtimalle Büyük İskender tarafından düşürülen son Akameniş hükümdarı III. Darius'a aittir. Nakş-ı Rüstem'de mezarlara ilaveten, mezarların alt kısmında, Sasani krallarına ait olan yedi adet devasa kaya oyması bulunur. Persepolis ve Nakş-ı Rüstem ziyaretimizi gerçekleştirdikten sonra Şiraz’a varışımıza müteakip Bostan ve Gülistan’ın yazarı ünlü düşünür ve söz sahibi Sadi Şirazi’nin türbesinin ziyaret edilmesi sonrası akşam yemeği ve konaklama.
Kahvaltı öncesi sabah gün doğumunu karşılamak üzere Nasır-el Mülk Camii’ne hareket. Nasır-el Mülk Camii, İç mimarisinde pembe renkli fayansların kullanılması nedeniyle popüler kültürde Pembe Cami olarak adlandırılmıştır. Günün ilk ışıklarıyla camide muhteşem bir renk dönüş. Otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası şehir merkezinde bulunan, tamamı tuğladan yapılma ilginç bir mimariye sahip Kerim Han Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. Savunma amacıyla yapılmış olan kalenin duvarlarının yüksekliği yaklaşık 14 metredir ve günümüze kadar oldukça iyi korunmuştur. Kalenin girişindeki yazıtta Farsça olarak : “Şiraz’a yeni gelen bir gezgin, uzun süre Kerim Han Sarayının endamını övmekten geri duramayacaktır” sözü yazılmıştır. Kalenin dört tarafındaki kulelerden biri Pisa kulesi gibi eğik durumdadır. (Pisa kulesi kadar eğik değildir.) Pehlevi döneminde bu kale hapishane olarak kullanılmıştır. Ardından panoramik olarak gerçekleştireceğimiz Şiraz turumuzda; Kerim Han Kalesi ve Bazaar görülecek yerler arasındadır. Camiinin 1773 yılında yapılmış olmasına karşın özellikle çiçek desenli çini işlemelerin çoğu daha sonra Kaçar döneminde yapılmıştır. Camii, iki büyük depremi atlattıktan sonra halen ayakta kalabilmiş, sağlam bir yapı olarak şehirde varlığını sürdürmektedir. Turumuzun ardından Şiraz’ın tadını çıkarabilmeniz için serbest zaman.
Akşama kadar Şiraz’ın tadını çıkardıktan sonra rehberimizin belirleyeceği saatte toplanma. Havalimanın varış. Türk Havayolları’nın tarifeli gece uçuşuyla İstanbul’a hareket. Keyifli turumuzun sonu.